17-10-2019 BAKIRKÖY

MUHAFAZA-yı KÂR-a DÖNÜŞTÜRMEK

MUHAFAZA-yı KÂR-a DÖNÜŞTÜRMEK

 

Bakırköyümüzün seçilmiş Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, ‘’Bizler Muhafazakârız’’ başlıklı bir yazı kaleme almış.

Peki, Gerçekte Kimdir Muhafazakâr?

Muhafazakârın düşünsel dünyası hissiyat odaklıdır… Kendi kapalı dünyasında tek yanlılığını hiç sorgulamaz… Bütün günahları -genel geçer laflarla- Cumhuriyet modernleşmesine/aydınlanmasına yükleyip, bugünün acılarını hayalindeki, “azamet” ve “ihtişam” dolu geçmişin “muazzam gölgesinde” huşu içinde dindirir! Yanılgıya açıktır; çünkü aklına değil, kalbine seslenene destek verir:

Biri, Cumhuriyet'in inşa ettiği ulusal kurumları yıkmak mı ister, hemen soluksuz yardıma koşar! Bu amaçla…

-Yeri gelir elleri patlarcasına liboşları alkışlar... Batı'nın, “Ilımlı İslam”- “Büyük Ortadoğu Projesi” ile oluşturduğu “kimliğe” dünden hazırlıklıdır!

CIA ajanlarının, “Yıkılsın Kemalist Devrimler” laflarına her türlü katkıyı sorgusuz sualsiz sunar. Batı dayatması tüm özelleştirmelere destek verip -tıpkı Osmanlı'da olduğu gibi- milli pazarımızın-üretimimizin yok edilmesine ses çıkarmaz. Kısaca, muhafazakârların büyük çoğunluğunun en büyük dertleri Ulu Önder Atatürk ve Cumhuriyet devrimleridir.

 

Sayın başkanın yanlış anlaşılmalara fırsat verecek o başlığı kendisinin bizzat yazdığına inanmak çok güç, ayrıca yazının içeriği baştan sona çelişkiler yumağı… Mesela başkan yazıda, ‘’Siyaset merkezden yerele evrilirken yerel yöneticilerin söylemleri ve uygulamaları toplum tarafından dikkatle izlenmektedir.’’ demiş. EVET, yerelin sorunlarını topluma aktaran ‘’yerel basına’’ karşı düşmanca tutum izlemek, tehdit etmek, sürekli savcılıklara suç duyurusunda bulunarak sindirmeye çalışmak, ayda-yılda birde olsa yerel basınla istişare etmemek toplum tarafından dikkatle izlenmektedir.

Yine başkan yazısında, ‘’AKP’nin belediye kaynaklarını istihdama aracılık etmek için nasıl partizanca, liyakatten uzak kullandıklarını biliyoruz. Belediyeler partililer için doğal iş kapısı haline getirildi.’’ Demiş. Sırf Bakırköy Belediyesinde kaç CHP’li vekilin, il-ilçe başkanının, belediye başkanının yakını olduğunu hepimiz biliyoruz. Buradan tekrar iddia ediyorum; belediye de 800 bankamatik çalışan olduğunu başta kamera kayıtları olmak üzere delilleriyle ispat edemezsem bir daha asla haber yazmayacağıma tüm Bakırköylülerin huzurunda yemin ederim… Bu kronikleşmiş durum maalesef ülkemdeki tüm belediyelerde aynı.

Sayın başkan, ’’Kamu kaynaklarını hoyratça kullanan sağ siyaset, uyguladığı sıcak para ekonomisi ve üretimden yoksun, betonlaşmaya dayalı suni büyüme ile kentlerimizi ve geleceğimizi ipotek altına aldı.’’demiş. Siz belediyeyi devraldığınızda 220 milyon borç vardı ve onun karşılığında da aynı değerde arsa vardı. Siz arsayı 220 milyona devlete sattınız ama 6 yılda belediyenin borcu 950 milyona çıktı. Demek ki, kamu kaynaklarını hoyratça kullanma da sağ siyasetten bir farkınız yok. Betonlaşma demişsiniz ama Ataköy sahilini çepeçevre kapatan rezidans-otellerden bihabersiniz herhalde… İpotekten bahsetmişsiniz ama Bakırköy’ün arazilerini 29 yıllığına ihaleye çıkararak elimizdekileri ipotek ettiren kim?

Son olarak sayın başkan ‘’Evet bizler “muhafazakârız”. Kentimizi korumak adına görev yaptığımız süre içerisinde 1 cm² yeşil alanı, spor alanını, eğitim alanını imara açmadık. Açmak isteyenlerin karşısında olduk. İstanbul’un birçok yerinde deprem toplanma alanları imara açılırken, kamu alanlarının işgaline son vererek 18 bin m²’yi deprem toplanma alanı olarak ilan ettik.’’ Demiş. Vallahi ancak pes diyorum. Başkan, ya siz yeşil alanın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz, ya da tüm Bakırköy halkı ve bizler… Yeşil alanların tamamı cafelerin işgali altında. Buyurun bir gün bizimle beraber parkları dolaşın size ispat edelim. Altına otopark yapmak istediğiniz Zuhuratbaba’daki arsa spor alanı değil mi? Buranın imara açılmasını imardan sorumlu kendi başkan yardımcınız Cavit Ganiç bile yanlış buluyor. 18 bin metrekare deprem toplanma alanımız var demişsiniz ama daha önce de 780 bin metrekare toplanma alanınız olduğunu söylemiştiniz. Bakırköy halkı şimdi hangi sözünüze itibar etsin sayın başkan? Son sözünüze itibar edecek olursak, 762 bin metrekare yere bir ayda ne oldu? (Muhafaza)-yı (kâr)-a mı dönüştürdünüz?

Sevgili başkan, sizden belediye başkanı olmaz ama sizden çok iyi genel başkan olur. Bu konuda son derece ciddiyim. Ben sizin yerinizde olsam, ülkenin genel sorunları ve CHP’nin dünü-bugününü karşılaştıran ve çözümler üreten politik yazılar yazardım.




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BAKIRKÖY HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Erdem GÜL'ü Başarılı Buluyor musunuz?

Evet
Hayır
Kararsızım

Puan Durumu