30-10-2019 ADALAR

KİM YÖNETEMİYOR?

KİM YÖNETEMİYOR?

Özgür Basın olarak bir süredir yazılarıma ara vermiştim. Elbette bu süreçte olup bitenleri izlemekten geri kalmadım. Son olarak ada ada dolaşarak yapılan toplantılardan sonra bu yazıyı yazma gereği duydum. Aslında yazımın başlığı “Belediyeyi Kim Yönetiyor” olacaktı ancak ortada yönetilen bir belediyeden çok yönetilemeyen bir belediye olması sebebiyle “Belediyeyi Kim Yönetemiyor” olarak değiştirdim.

 

Belediyeye bakıyorum sonra birde yapıldığı iddia edilen icraatlara bakıyorum ama hiçbir icraat göremiyorum. Bir şeyler yapılıyor da ben mi göremiyorum diye başkalarının görüşlerini aldım, onlar da bir dizi saçmalıktan başka bir şey görmediklerini dile getirdiler. 

 

Şimdi kısaca birkaç sözde icraatı gözden geçirelim;

 

  1. İlk iş olarak Adalar’a deniz getireceğim diyen Erdem Gül deniz getiremedi ama Belediyenin teknesiyle koca denizde başka bir tekneyle çarpışarak tarihe geçti.
  2. Belediyenin teknesi halka hizmet edeceğine sarhoş danışmanlara, içki masalarından kalkan meclis üyelerine, eşe, dosta, yandaşa hizmet verir oldu. Sonunda tekneler bile duruma isyan edip kızaklık oldu.
  3. Müdür bile olamayacak olan hatta bu konu hakkında birçok müfettiş raporu bulunan Mali Hizmetler çakma Müdürü Başkan Yardımcısı yapıldı.
  4. Dündar Bey ve Resul Bey gece gündüz çalışmaya başlayınca hemen pasifize edildiler.
  5. Basın Yayın Müdürlüğü’nün şaibeli çakma Müdürü ve icraatları müfettiş raporlarına ve gazetelere defalarca konu olmasına rağmen Erdem Gül tarafından el üstüne çıkartıldı. Müfettişlerin bu şaibeli çakma müdür için istedikleri evraklar eksik gönderildi.
  6. Belediyenin Hukuk dehaları avukatları Basın Yayın’ın şaibeli ve çakma müdiresi ile adeta ayrı bir derebeylik kurdu. Erdem Bey ise yürüyün be aslanlarım der gibi şereflerine kadeh kaldırdı.
  7. Liyakate önem vereceğim diyen Erdem Gül torpilcilerin maşası oldu ve personel rejimini mahvetti.
  8. İBB desteklerine rağmen Adaların sahil kesimleri ve görünen ana yolları hariç Adalar’ı adeta b.k götürür oldu ama Erdem Bey çözeceğiz diyerek başka bir şey diyemeden sözü kendi amiri olan Hacer Hanım’a verdi.
  9. Büyükada çingene çadırı doldu.
  10. Esnaflara destek olunacağına işleri baltalandı. Seyyarlara bir davetiye gönderilmediği kaldı. Sesini çıkartan esnaflara baskı kuruldu, cezalar yazıldı.
  11. Faytoncular resmen sırtlarından bıçaklandı.
  12. Sanki çok icraat yapmış gibi birde Adalar’da toplantılar düzenlendi ama başkanımız her ne hikmetse ne konuştu ne de ben buradayım diyebildi.
  13. Hiçbir icraatı olmayan Erdem Bey’e hazır ve kendi finansmanını yaratan projeler sunanlara ise dönüp bakmadı ve sırtını döndü. Örneğin, bir doktor olarak yıllardır yardımına koşmadığı adalı kalmayan ve herkesçe sevilen doktorumuz Erhan Bey’e karşı olan tutumu kabul edilebilir değil. Aynı şekilde Sayın Lütfi Kıyıcı ve eşi Hale Kıyıcı’nın defaatle gündeme getirdikleri sorunları, usulsüzlükleri ve kanunsuzlukları görmezden gelmesi Erdem Bey’in tam bir garabet içerisinde olduğunun ispatıdır. 
  14. Büyük Gazeteci Erdem Bey, ilçede faaliyet gösteren yerel basına karşı sürekli dalga geçer tavırlar ve alaycı bir üslup içerisinde olması, üç beş gün içerde kalarak kendini Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı gibi usta gazetecilerden bile büyük gören Erdem Bey’in aslında hiçte anlatıldığı gibi biri olmadığını gösterdi.

 

Bugüne kadar olan süreci analiz ettiğimizde ortaya çıkan sonuç bence tam olarak şu; Erdem Bey Belediye Başkanlığına hala ısınamadı hatta konuyu bile anlamadı. Belediyenin malum grubu daha fazla güç sahibi oldu. Bana kalsa sıradan bir memur bile olamayacak kişiler Başkan Yardımcısı yapıldı ve belediyenin anahtarı kendilerine teslim edildi diğer taraftan meydanı boş bulan gruplar derebeylikler oluşturmaya başladı. 

 

Bu maddeler ve sorunlar böyle uzaaarr gider. Boşuna dememişler gelen gideni aratır diye. Bence bu belediye her geçen gün daha fazla batağa saplanıyor ve bu gidişle bu belediyeyi ancak bir Kayyum kurtaracak gibi görünüyor.

 

Şimdi bu belediyeyi kim yönetemiyor sorusuna gelelim; 

 

  1. Hacer Özdemir
  2. Şebnem Uztürk
  3. Engin Çelik
  4. Nesrin Dayı Karanfil
  5. Erdem Gül

 

(İsimler en etkiliden en etkisize şeklinde sıralanmıştır.)

 

Bu arada bir not paylaşmak istiyorum. Heybeliada toplantısında Sayın Başkan Özgür Basın Susturulamaz, vs. diye maval okudu. Özgür Basın Susturulamaz diye hava yapmadan önce hakkında yapılan haberler sebebiyle kişilerden intikam almaktan vazgeç. Sen özgür basın susturulamaz diyebilecek son insansın Erdem Bey. Benim ne demek istediğimi gayet iyi anladın. 

 

Dr. Serkan GÜNGÖR

Bilgisayar Yüksek Mühendisi

& Tıp Mühendisi




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER ADALAR HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Erdem GÜL'ü Başarılı Buluyor musunuz?

Evet
Hayır
Kararsızım

Puan Durumu