22-05-2019 ADALAR

CHP'NİN SAHTE MESİH VE AVANELERİ

CHP'NİN SAHTE MESİH VE AVANELERİ

CHP’NİN SAHTE MESİH VE AVANELERİ

 

FETÖ yani Fetullahçı Terör Örgütü bu ülkenin başındaki en büyük tehlike olduğunu sinsi bir yılan gibi yıllarca tüm kurumlara sızarak ve ardından 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça bir darbe teşebbüsünde bulunarak göstermiştir. Örgütün idari ve mali yapısı incelendiğinde bu örgütün, sıradan din tüccarlarının organize edemeyeceği kadar geniş çaplı bir yapılanma olduğu ortadadır. Elindeki finansman, teknolojik imkanlar ve siyasal güç küresel güçlerin desteği olmadan sağlanamayacak kadar büyük ve fazla.

 

Darbe girişiminin başarısız olması sonrasında örgüt adeta çöküş yaşamış, devlet içerisine sızan birçok terörist deşifre olmuş ve bu teröristler ihraç edilerek örgüte büyük bir zarar verilmiştir. Yıllarca devletin her kademesine sızmış olan böyle bir yapılanmayı bu kadar kısa sürede tamamen temizlemek elbette mümkün değildir ve hiç şüphe yoktur ki henüz deşifre olmamış birçok FETÖ mensubu görevlerine sinsice devam etmektedir.

 

Darbe girişiminden medet uman başta PKK, YPG, legal görünümlü siyasi oluşumlar ve bazı siyasiler 15 Temmuz gecesi büyük bir hüsrana uğramışlardır. 

 

15 Temmuz darbe girişiminin Büyükada’dan yönetildiğini hepimiz bilmekteyiz. Uzun süredir Adalar’da cirit atan yabancı istihbaratçılar, yerel işbirlikçileri ile Adalar’ı adeta üs gibi kullanmışlardır. İçlerinde “çok değerli müttefikimiz ABD’nin” CIA ajanlarının da bulunduğu bu darbe koordinasyon grubunun hareketliliğini bize bildiren ise uçağını düşürdüğümüz Rusya’dır. Ne kadar manidar değil mi?

 

Peki FETÖ şu an ne durumda?

 

FETÖ her ne kadar gücünü fazlasıyla kaybetmiş olsa da hala küresel manada tehdit olabilecek kadar güçlü bir terör yapılanmasıdır. Yurtdışında finansman sorunu yaşamayan örgütün Türkiye ayağında ise finansal sorunlar çok büyüktür çünkü özellikle gelirlerinin büyük bölümünü sağladıkları Belediyeler ve KOSGEB, TÜBİTAK gibi teşvik veren kurumlardan çok ciddi gelir kaynakları bulunan örgütün bu gelirleri darbe girişiminin başarısız olmasıyla kesilmiştir. Ancak örgüt bu gelirleri yeniden elde etme çabasından vazgeçmiş değil.

 

Fransa’da 17 Kasım 2018 tarihinde akaryakıt zammını protesto etmek amacıyla bir araya gelen ve kısa sürede “Sarı Yelekliler Hareketi” olarak birçok ülkeye sıçrayan hareketin ülkemize de sıçraması için çaba gösteren FETÖ, PKK, YPG ve hatta bazı “sözde” aydınların çabalarına hep birlikte şahit olduk. 

 

“Sarı Yelekliler Hareketi” tıpkı “Gezi Hareketi” gibi önce içinde siyasi bir amaç bulundurmayan legal bir protesto olarak başlayıp kısa sürede belli karanlık güçlerin kontrolüne girmiştir. Bu nedenle her ne kadar şu an ortalarda olmasalar da halen aktif ve kendileri için uygun zamanın daha doğrusu verilecek olan talimatın gelmesini beklemektedirler.

 

FETÖ, PKK, YPG ve diğer küçük çaplı illegal grupların merkezi yakın geçmişe kadar ABD iken şu an Fransa ve Almanya’dır. Fransa daha çok üst düzey koordine merkezi olarak kullanılırken Almanya ise teröristlerin geçici ikameti konumundadır.

 

Türkiye’den de Fransa’ya ve Almanya’ya yapılan ziyaretler bu süreçte artmış hatta Yerel Seçim öncesinde bazı siyasilerde bu ziyaretlere katılmışlardı. Türkiye’nin son yıllarda özellikle Savunma Sanayisi alanında gösterdiği başarı ve ilerleme birçok ülkeyi rahatsız etmiş ve bu rahatsızlık sonucunda da FETÖ, PKK, PYD gibi terör örgütlerine yapılan yardımlar artırılarak bu örgütlerle bazı siyasiler bir araya getirilmiştir. 

 

Talimat verileceklere 5 Yıldızlı Paris Tatili!

 

Evet yanlış okumadınız, FETÖ ve bağlantılı örgütler Türkiye’de faaliyetlerini sürdürebilmek ve yeniden finans ağlarını oluşturabilmek için harekete geçmiş, henüz deşifre olmamış olan örgüt mensuplarıyla bir araya gelmeye başlamışlardır. Bu görüşmelerin teknolojik imkanlarla yapılması çok riskli olduğu için görüşmelerin yüz yüze gerçekleştirilmesi gerekmektedir ancak bu görüşmeleri de Türkiye’de gerçekleştirmeleri güvenlik açısından pek mümkün değildir. Bu soruna çözüm olarak ise görüşmelerin tatil adı altında yurtdışında yani şu an koordinasyon merkezi işlevindeki Fransa’da ve geçici ikamet olan Almanya’da yapılması uygun görülmüştür. Almanya ziyaretleri çok daha fazla dikkat çekeceğinden dolayı en göze batmayan “sözde tatil” elbette Paris tatilidir.

 

Özellikle mali konularda görevlerde bulunanların bu süreçte Paris tatiline rağbet etmeleri ise hiç tesadüf değildir. Henüz sonuçlanmamış olan yerel seçim sürecinin bir sokak çatışmasına dönüştürülebilmesini ve bu çatışmadan da bir iç karışıklık çıkarmayı amaçlayanlar Türkiye’deki finans oluşumunu yeniden ayağa kaldırma çabasındalar.

 

Yıllar öncesinden usulsüzce memur yapılarak, devlet kurumlarında belli makamlara gelmeleri sağlananlar ve bulundukları makamı hak edebilmeleri için uygun bir diplomaya sahip olmaları ve sınava girmeleri gerektiği halde sınavsız şekilde idareci yapılanların, bu sözde tatillere çıkarak talimatlarını almaları ve aldıkları talimatları uygulamak üzere yurda geri dönmeleri üzerinde hassasiyetle durulması gereken konulardandır. 

 

Tüm olanları adeta bir puzzle gibi birleştirdiğimde ise Can DÜNDAR’ın MİT Tırları Kardeşi Adalar Belediye Başkanı Erdem GÜL’ün bir Almanya ziyareti sonrası aday gösterilmesi, Selahattin DEMİRTAŞ’a övgüler yağdıran Ekrem İMAMOĞLU’nun aday yapılması, yaklaşık 10 yıldır Adalar’ı aslında Belediye Başkanı değil başka bazı kişiler yönetiyor iddialarının bir türlü bitmemesi, Halef – Selef aynı kafa yapısıyla hareket etmeleri, memurlukları şaibeli olanların ısrarla korunmaları ve bu kişilere önemli vazifeler verilmesi, haksızlığa karşı ses çıkaranlara dört koldan saldırmaları… daha saymakla bitmez. Bu puzzle birleştiğinde ise insan ister istemez şu tabloyu görüyor; siyasi kanatta CHP + HDP ortaklığı, terör örgütleri kanadında ise FETÖ/PDY + PKK + PYD + YPG + DHKP-C + destekçileri CIA + BND + MOSSAD.

 

Emperyalizme karşı dünya tarihine geçmiş bir direniş sergileyen ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği partinin Atatürk ilkelerinden tamamen uzaklaştığını ve emperyalist güçlerin kontrolüne girdiğini görmek çok üzücü bir durum.

 

Acaba Atatürk bugün hayatta olsaydı CHP’yi ele geçirmiş olan bu sahte mesih ve avaneleri hakkında ne karar verirdi?

 

Dr. Serkan GÜNGÖR

Bilgisayar Yüksek Mühendisi

& Tıp Mühendisi

 

 




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER ADALAR HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Erdem GÜL'ü Başarılı Buluyor musunuz?

Evet
Hayır
Kararsızım

Puan Durumu